Müzik dinleme eyleminin -ya da durumunun- kendi yolunu çizmeye başladığı ergenlik döneminde progresif rock adı verilen müzik türü, aşılması zor bir engeldi benim için. O yıllar içinde bulunduğum halet-i ruhiyeye uygun müziklerin tümünün baştan sona yeknesak bir ritme dayalı, distorsiyonlu, sert ve mümkünse belli seviyede bir anksiyeteyi dile getiren cinsten olması bir zorunluluktu. Oysa King Crimson, Eloy, Yes gibi grupların müziklerini kolay formüle edemiyor, dinledikçe içime sıkıntılar basıyor, daha da vahimi, bu grupların dinleyicisi ağır görünümlü genç kızların gönlünü fethedecek frekansı yakalamakta muvaffak olamıyordum. Çevremde dürüst bir insan olarak bilindiğimden, dinliyormuş gibi yapmam maalesef olası değildi. Progresif rock'la aramıza giren kara kedinin dünyaya gelişi bu tarihe rastlıyor sanırım.